Ana Sayfa  Cilt Sağlığı  Diyet  Gebelik  Saç Bakımı  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Ahmet Maranki
 Anneyiz
 Ayakkabı Modelleri
 Ayrılık ve Boşanma
 Bacak Güzelliği
 Basından Haberler
 Bebek Sağlığı - Bakımı
 Bel Boyun Sağlığı
 Bitkisel Yağlar
 Börek Tarifleri
 Burçlar Burç Özellikleri
 Çiçek Bakımı
 Cilt - Güzellik Sağlığı
 Cinsel Sağlık
 Çocuk Hastalıkları
 Çorba Tarifleri
 Damatlık Modelleri
 Diş Sağlığı
 Duyduk Duymadık
 Duygusal Alan
 Ender Saraç
 Ev Dekorasyon
 Evlilik
 Gebelik
 Gelinlik Modelleri 2011
 Gelinlik ve Gelin Makyajı
 Genel Sağlık
 Göğüs Büyütme Teknikleri
 Göğüs Hastalıkları
 Güzellik
 İbrahim Saraçoğlu
 İlkyardım Bilgileri
 İş Kariyer
 Kadın Sağlığı
 Kek Tarifleri
 Kilo Vermek İçin
 Makyaj Bilgileri
 Moda
 Omlet Tarifleri
 Örgü Modelleri
 Parfümler Hakkında
 Pasta-Kurabiye Tarifleri
 Pilates Egzersizler
 Popüler Sağlık - Hastalık
 Pratik Bilgiler
 Reçel-Komposto Tarifleri
 Ruh Sağlığı
 Saç Bakımı&Sağlığı
 Sağlık Haberleri
 Sağlıklı Beslenme
 Sağlıklı Hayat
 Salata Tarifleri
 Şifalı Bitkiler
 Sizin Tarifleriniz
 Suna Dumankaya
 Takı Aksesuar
 Tatlı Tarifleri
 Tesettür Giyim
 Ünlülerden Güzellik Sırları
 Ünlülerin Saçları
 Yemek Tarifleri
  İletişim

 Ece Erken in Boşanma Hikayesi



 

 

Toplumda boşanmalar artıyorda ünlüler arasında neden artmasın ki. Her geçen gün boşananalar kervanına yeni bir ünlü daha ekleniyor. Bazı ünlüler sessiz sedasız saygı çerçevesinde ayrılıken bazıları da çok çirkin boşanıyorlar kavgaları da kamere karşısında oluyor maalesef… Neyse bu başka bir konu…

Biliyorsunuz Ece erken geçenlerde boşandı.

Ekranların “Mavi Şeker”i Ece Erken boşanma sürecini Vatan'dan Gülşen Yüksel'e anlattı.

 

BU MUTLULUK MAZİ OLDU      

 

Kendimi bir gökdelenden düşmüş gibi hissettim. Ne olacağını bilmiyorum sadece boşluktayım ve düşüyorum . İnanılmaz bir gelecek korkusu. Evliyken geleceğim belliydi, çocuğum olacaktı, Tuncer’le beraber yaşlanacaktık. Ama şimdi geleceğim belirsiz,  kendimi genç yaşta boşluğa bırakılmış gibi hissediyorum. Bir yandan heyecanlıyım diğer yandan korkuyorum. Düşünün özel sağlık sigortam bile yok (gülüyor). Ama Tuncer’leyken vardı. O her şeyi düşünürdü, benim düşünmeme gerek kalmazdı. 

 

Şimdi yemeğimi yemek sepetinden şipariş ediyorum (gülüyor). Hâlâ yemek yapmaktan nefret ediyorum. Evet böyle bir aileye gelin gittim ama ben yokluk içinde büyümedim ki. Aslan gibi emekli albay bir babanın kızıyım. Hep el üsünde tutuldum, ne istesem alındı. Her zaman şımarık büyütüldüm.

 

Zaten Tuncer öyle lüks yaşayan bir insan değil ki. Hani ben onun zengin olduğunu bile bilmiyordum. O benim için sadece aşık olduğum adamdı.

Eli elime değdiğinde titriyordum, o benim için Alacakaranlık filmindeki Edward’tı

 

İlk ve en büyük aşkımdı. Eli elime değdiğinde titriyordum. Hayatımda kimse için yapmayacağım şeyleri onun için yaptım, resmen süründüm belki çok argo olacak ama köpek oldum.

 

Tuncer bana hep derdi ki; “Bu ilişki senin sayende bir yere geldi.” Gerçekten de öyle. İlişkimizin ilk 4 yılı resmen Tuncer’in kapısında süründüm. Çünkü Tuncer kendini uzun soluklu bir ilişki için hazır hissetmiyordu, yıllarca peşinden koştum. Evine gidip kapısını çalıyordum kapıyı açmıyordu. Arkadaşları “ Yazık kıza, al eve ” diyorlarmış yine de açmıyordu. Saatlerce ağlayarak, kapıyı açmasını bekledim. Tatile gittiğini öğreniyordum, peşinden gidiyordum. Yüzüme bile bakmıyordu. Gece kulübünde peşindeydim. O kadar kıskanıyordum ki hiç normal değildim. O benim için Twilight filmindeki (Alacakaranlık) Edward’tı. Yani sonsuz aşkımdı.

 

ERKEK KADINI KAYBETMEDEN ONUN DEÐERİNİ ANLAMIYOR

 

Ne zamanki bu ilişki kesin olarak bitti dedim ve ayrıldım işte o zaman “Evlenelim” dedi. Zaten düğünümüzde de “ Ece’nin fendi Tuncer ’i yendi ” demiştim. Evlilik istemeyen bir adamı evliliğe ikna ettim, boşanmak istemeyen bir adamı da boşanmaya. Benimle ne evlenmeyi ne de boşanmayı istedi. Çünkü evliliğe sıcak bakmayan bir adamdı. Zaten erkek ve kadın ilişkilerinde şöyle de bir gerçek var; erkek kadını kaybetmeden onun değerini anlamıyor. 8 yıl birlikte oldum bana evlenme teklifi etmedi. Ne zamanki “bye bye” dedim teklif o zaman geldi. Aslında Tuncer bana çok çektirdi. Açıkçası 8 yılın ilk 4 yılı o bana, son 4 yılı da ben ona çektirdim. Kadın unutmaz derler ya ben de o 4 yıl yaşadıklarımı hiç unutmadım aslında.

 

ona da bu bedeli ödettim, sonrasında en az  benim kadar ilişkimiz için mücadele verdi.

 

Aslında evliliğimizde hep çatlak vardı ama sevdiğimiz için görmezden geliyor, “evlendikten sonra geçer” diyorduk. Aramızda ciddi bir karekter uyuşmazlığı vardı, hayata bakışımız çok zıttı. Benim siyah dediğime o beyaz diyordu. Bunu bir türlü aşamıyorduk. Bir de ikimiz de çok sinirliydik. Bu sinir de anlaşamamaktan kaynaklanıyordu. Kimse kimseyi alttan almıyordu. Yoksa eski kocam 10 numara bir insandı. Öyle ki 1,5 yıllık boşanma sürecimizde sanki evliymişiz gibi sorumlu davrandı. Hatta parmak iziyle girdiğimiz evimizin kapısındaki manyetik cihaz sadece ikimizin parmak iziyle açılıyor. Bu da, o eve benden başka bir kadının girmediğinin en büyük göstergesi.

 

 

Belki büyük konuşuyorum ama benim yerimde başka bir kadın olsa Tuncer ile evliliğini asla bitirmezdi. Tuncer hem çok yakışıklı hem de Türkiye’nin en iyi ailelerinden bir tanesinin çocuğu. Karakter olarak da kimse ona laf edemez. Bu mesleğe giren kızların yüzde 80’i zengin koca bulma amacıyla bu işlere giriyor. Benim ise hiç öyle bir amacım olmadı. Benim yerimde başka biri olsa Tuncer’den asla boşanmazdı. Çocukluğundan bu yana kendi ayakları üzerinde duran bir kızım. Bu yaşıma kadar da kimsenin parasına tenezzül etmedim. Huzurum kaçınca da boşandım.

 

 Öyle bir haldeydimki bunu düşünecek durumda bile değildim. Şimdi olsa kitap yazarım ama boşanma sürecimde cahilce davrandım. Ne derlerse “Tamam” dedim. Ne zamanki dava dilekçem medyaya düştü o anda kendime geldim. Tuncer’e hemen ondan hiçbir şey istemediğime dair bir kağıt imzalayıp, gönderdim. Bu parayı isteyecek yapıda bir insan olsaydım evliliğimi bitirmezdim.

 

 

Beni o kadar iyi tanıyordu ki asla böyle bir talepte bulunmayacağımı biliyordu ve bana “Seni kim kandırdı?” dedi. Haklıydı çünkü benim böyle bir şey düşünmeyeceğimi o da biliyordu.

 

Şu andaki fikrim belki evlilik sözleşmesi olsaydı para, pul konularıyla itibarımız zarar görmezdi. Bu yaşadıklarımdan sonra evlilik sözleşmesine çok sıcak bakıyorum. Çünkü sözleşme insanların hata yapma lüksünü de aza indiriyor. Gelişmiş ülkelerde nikah öncesinde yapılan ilk şey evlilik sözleşmesi. Bence bunu yapmalarının sebebi ileride kendilerinin dışında gelişecek olaylardan en az zararla kurtulmak istemeleri. Bu da çok doğal. Çünkü onlar da büyük bir aşkla nikah masasına oturuyorlar. Ama geleceklerini de bir şekilde garantiye alıyorlar. Dolayısıyla boşanırken her iki tarafta medeni bir şekilde yollarını ayırıyorlar. Ben de zamanında evlilik sözleşmesi yapmış olsaydım ne eşim bana karşı istediği gibi davranırdı ne de ben ona karşı. Dolayısıyla anlaşamadığımız konularda bu sözleşmenin müeyyidelerinden dolayı orta yolu bulurduk, iki seven insan olarak birbirimizden ayrı değil, şimdi bir dönem çok sevdiğim eşimle hâlâ evli olurduk. Kimse evlilik sözleşmesini maddi çıkarını koruma olarak algılamasın. Tüm dünyada insanlar bu sözleşmeyi sırf karşıdakinden para kopartmak için yapmıyor. Uzun yıllar evli kalabilmek, çocuklarını anneli, babalı büyütmek için sözleşmeye imza atıyorlar.

 

 Küçük yaşta çalışmaya başladığım için erkek gibi olmuştum. Evliliğimde kadın olduğumu unuttuğum zamanlar oldu. Bu yaşıma kadar kimseye hesap vermediğim için ona da hesap vermek istemiyordum. Kendi ayaklarımın üzerinde durmaya alışkınken birden ev kadını oldum. O da bana göre değildi. İşi bırakıp evde oturmaya başlayınca boşluğa düştüm.

 

 

Kesinlikle Aslan burcu olmamalı (gülüyor). Boğa ve Aslan hiç anlaşamıyor. Yeni bir ilişki düşünecek durumda değilim, yasımı tutuyorum. Dibine kadar acımı yaşıyorum. 8 yılı unutmak çok zor. Ne zamanki Tuncer’in hayatına yeni bir kadın girer o zaman hatıraları toprağa gömerim. Ama biliyorum ki Tuncer benim kadar kimseyi sevemez. onun kadar kimseyi sevemem.

 

 İlk kavgamızı balayımızda yaşadık. Erken kalkmıyorum diye bana kızmıştı. Sabah 6’da kalkıp “Denize girelim” derdi ben ise uyamak istiyordum (gülüyor). Evlilik sözleşmemiz olsaydı ne ben o kadar uzun uyurdum, ne de o sabahın köründe kalkıp, denize gitmek isterdi (gülüyor).

 

* * *

 

Ece erken boşanma sürecini Vatan'dan Gülşen Yüksel'e anlatmış ben de alıntı yaparak sitemde sizlerle paylaşmak istedim. Aslında dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama anlattıklarının içinde kadınlara öğüt olması gereken çok önemli cümleler de vardı. Bir erkeği evliliğe ikan etmek kapısıda beklemek doğru değilmiş. Erkekler uğraştıkları çaba verdikleri şeyleri severler…

 

İnsanoğlu kıymet bilmiyor ,  kadınlarda sevince çok seviyor , terke etmeye kara verince de kesinlikle bitiriyor…

Mutlu yaşamlar..


Yazı kaynakları: bayanlardunyasi.com Sitede verilen bilgiler, kesinlikle tedavi amaçlı değildir ve tamamen eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. Sitedeki bilgilere göre verilecek herhangi bir tedavinin sorumluluğu tamamen uygulayıcıya aittir.


  Yorumlar

 
Kuru Ayaklar İçin Maske


Mükemmel Gülüş İçin 7 Adım


Bebek Odası Mobilyaları


Selülit Çayı


Aldatma Belirtileri


Fast food beyin sağlığını bozuyor


Göz Makyajına Dumanlı Modası


Ünlülerin Diyet Sırları 2


Kötü Ağız Kokusu Nedenleri ve Çözüm Yolları


Selülit diyeti


Evde ek iş ile alakalı güzel para kazandıran sistem veya iş önerileriniz


Ferace Modelleri, 2015 Ferace Modelleri, Ferace ve Abaya Modası


Tesettür 2015 Kış Kombinlerinde Eldiven Önemi


Mini Mini Köstebek tarifi


Klasik kek tarifi


Yalancı Su Böreği Tarifi


Bayat Ekmek Böreği


Efsane lezzet Ağlayan Kek


Basit Çikolatalı Kurabiye Tarifim


Çok basit şiş kebap tarifim


Copyright 2008-2017 Tüm Hakları Saklıdır. Sitemap TOPlist TOPlist e-Kadın Moda Portalı