Ana Sayfa  Cilt Sağlığı  Diyet  Gebelik  Saç Bakımı  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Ahmet Maranki
 Anneyiz
 Ayakkabı Modelleri
 Ayrılık ve Boşanma
 Bacak Güzelliği
 Basından Haberler
 Bayan Giyim 2012
 Bebek Sağlığı - Bakımı
 Bel Boyun Sağlığı
 Bitkisel Yağlar
 Burçlar Burç Özellikleri
 Börek Tarifleri
 Çiçek Bakımı
 Cilt - Güzellik Sağlığı
 Cinsel Sağlık
 Çocuk Hastalıkları
 Çorba Tarifleri
 Damatlık Modelleri
 Diş Sağlığı
 Duyduk Duymadık
 Duygusal Alan
 Ender Saraç
 Ev Dekorasyon
 Evlilik
 Gebelik
 Gelinlik Modelleri 2011
 Gelinlik ve Gelin Makyajı
 Genel Sağlık
 Güzellik
 Göğüs Büyütme Teknikleri
 Göğüs Hastalıkları
 Kadın Sağlığı
 Kek Tarifleri
 Kilo Vermek İçin
 Makyaj Bilgileri
 Moda
 Omlet Tarifleri
 Parfümler Hakkında
 Pasta-Kurabiye Tarifleri
 Pilates Egzersizler
 Popüler Sağlık - Hastalık
 Pratik Bilgiler
 Reçel-Komposto Tarifleri
 Ruh Sağlığı
 Saç Bakımı&Sağlığı
 Sağlık Haberleri
 Sağlıklı Beslenme
 Sağlıklı Hayat
 Salata Tarifleri
 Sizin Tarifleriniz
 Suna Dumankaya
 Takı Aksesuar
 Tatlı Tarifleri
 Tesettür Giyim
 İbrahim Saraçoğlu
 Yemek Tarifleri
 İlkyardım Bilgileri
 Ünlülerden Güzellik Sırları
 Ünlülerin Saçları
 İş Kariyer
 Örgü Modelleri
 Şifalı Bitkiler
  İletişim

 Horlama



Horlama önemsiz bir şey değildir. basit gibi görünen bir horlama aslanda pek çok hastalığın habercisi olabilir. eşiniz ya da kendiniz horlıyorsanız , ertelemeden , üşenmeden doktoro gidin.

Sefa Bey’i geçirdiği trafik kazasından sonra acil servise getiren ambulanstaki görevli, kaza yerinde gördüklerini nöbetçi doktora kısaca aktardı. Mavi otomobil kaldırıma çıkıp elektrik direğine çarparak durmuştu. Görgü tanıkları, arabanın pek hızlı gitmediğini, sanki bir anda kontrolden çıkmış gibi seyrettikten sonra direğe çarpıp durduğunu anlatmışlardı. Selim Bey kafasını çarpmıştı, ama bilinci açıktı. Emniyet kemeri takılıydı. Omurgalarında kırık olabileceği düşüncesiyle, boynunu oynatmamaya dikkat ederek taşımışlardı ambulansa. 
Doktor, hastasıyla konuşup bilincinin tamamiyle açık olduğunu doğruladı. Biraz başı ağrıyordu, bir de sağ omuzu ve göğsünde bir acı vardı. Oldukça kilolu olduğundan muayenesi kolay değildi. Nabzı dakikada 80, tansiyonu 160 / 90 bulundu. Kan şekeri normalden yüksekti. Kanında alkol yoktu. İdrarda uyuşturucu maddeye rastlanmadı. Beyin yaralanması veya omuz kırığı olmasın diye röntgen servisine yollandı. Baş, boyun ve göğsün bilgisayarlı tomografisinde iç kanama, kırık, gibi ciddi yaralanma belirtisi yoktu. 
Sefa Bey kazanın nasıl olduğunu hatırlamıyordu. Acaba bu başını çarpmasının yarattığı kısa süreli bir hafıza kaybı mıydı? Doktor ‘belki de bir baygınlık geçirdi ve o sebeple araba yoldan çıktı’ diye düşündü. Hem bir süre gözlemek, hem de baygınlık ihtimalini araştırmak için hastaneye yatırdı. İki gün boyunca yüksek tansiyon ve gece zaman zaman nabzının yavaşlamasının dışında kayda değer bir anormallik saptanmadı. İlk gün yatırıldığı odadan, çok horladığı için tek kişilik bir odaya geçirilmişti. Hastaneden çıkma hazırlıkları sırasında laf oda değiştirme konusuna gelince, eşi Hüner Hanım gülüp “Ah doktor bey yıllardır Sefa’nın horlamasından ne çektiğimi bilemezsiniz” dedi ve ekledi: “Horlamak neyse de bazen hiç nefes almadan duruyor, o zaman çok korkuyorum. Hele içki içtiğinde ya da yorgun olduğunda bu nefes durması o kadar sık oluyor ki, önceleri öldü mü acaba diye paniğe kapılıyordum.”
Bunu duyan doktor, hemşireye çıkış işlemlerini iptal etmesini, hastanın ileri tetkik için birkaç gün daha hastanede kalacağını belirtti.Soluduğumuz hava boğazımızdan geçip akciğerlere gider. Boğazı oluşturan dokularda veya dilde irileşme varsa veya uyumlu çalışmıyorlarsa havanın geçtiği alan daralır, nefes alma güçleşir, horlama başlar. Bu darlık daha ilerleyip hava yolunu tıkarsa, nefes alımı tümüyle durur, apne oluşur. Boğazda hiçbir sorun olmasa da, solunumu düzenleyen sinir sistemi iyi çalışmıyorsa benzer sorunlar ortaya çıkabilir.
Birçok derdin altında uyku apnesi yatıyor

Selim Bey’in birbiriyle ilgisiz gibi görünen birçok probleminin altında uyku apnesi yatıyor olabilir. Tansiyon yüksekliği bu hastalıkta çok sık görülüyor. Gece nefes durmaları sırasında nabzının yavaşlaması da bilinen bir belirti. Bu nedenle kalp pili takılan hastalar bile var. Her horlayanda nefes kesilmiyor, ama uyku apnesi olanlarda yüksek sesle horlama çok sık.
Uyku apnesi hastalarının daha sık kalp krizi geçirdikleri biliniyor. Gece solunum durmalarının yarattığı oksijensizlik, tansiyon fırlaması gibi nedenler kalp hastalığınının ilerlemesini hızlandırıyor. Doktoru bu ihtimalleri göz önünde tutarak radyolog meslektaşıyla beraber göğüs tomografisi filmlerini yeniden gözden geçirdi. Her ne kadar muhtemel yaralanmaları görmek için çekilmiş olsa da, tomografi filmleri kalbi de gösteriyordu. Kalp için yapılan tomografi kadar hassas değildi, ama damar sertliği var mı yok mu diye bir fikir verebilirdi. Sefa Bey’in kalbini besleyen koroner damarlarında daralmaya yol açan kireç (kalsiyum) birikintileri olduğu ortaya çıktı.
Uyku apnesinin ölüm riskini artırdığını gösteren birçok araştırma var. Geçen ay tamamlanan bir çalışmada 6 binden fazla insanı uykusunda inceleyip 8 yıl süreyle izleyen bilim adamları, ağır uyku apnesi olanlarda, uyku problemi olmayanlara göre ölümlerin yarı yarıya daha fazla olduğunu saptadılar. Bu etki erkeklerde daha belirgindi. Hastalığı hafif ve orta ağırlıkta olanlarda bu derecede bir fark yoktu. 
O gece Sefa Bey’i uyku laboratuvarında birçok alete bağlayıp uyuttular. Bu aletlerin yardımıyla nefes alıp vermesinin düzenini, solunumunun kaç saniye yavaşladığını veya durduğunu, kalp hızı, tansiyon, kandaki oksijen miktarı, göz haraketleri hatta beyin ve kas haraketlerini de kaydettiler.
Teşhis kesindi: Oldukça ağır uyku apnesi. Nefesi uzun süre duruyor, bu sırada nabzı çok yavaşlıyor, kanındaki oksijen miktarı tehlikeli düzeylere düşüyordu. Sonra sarsıntıyla derin bir nefes alıyor, bu esnada tansiyonu yükseliyordu.

Normal bir kişinin uykudaki kayıtlarında horlama çok az (sarı), kandaki oksijen yüzdesi 90’ın üstünde (siyah), nabız 60 civarında (kırmızı), tansiyon normal, solunum yavaşlama ve durmaları ender ve çok kısa süreli (mavi).
Ağır uyku apnesi olan birinde horlama müthiş, 60-70 desibel düzeyinde, kandaki oksijen yüzdesi çok düşüyor, nabız sayısı oynak, tansiyon sık sık yükseliyor. Gece boyunca solunum yavaşlama veya durmaları çok sık.

Kaynak : Prof Dr E. Murat Tuzcu

bayanlardunyasi.com  sağlıklı hayatlar  diler.



Yazı kaynakları: bayanlardunyasi.com Sitede verilen bilgiler, kesinlikle tedavi amaçlı değildir ve tamamen eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. Sitedeki bilgilere göre verilecek herhangi bir tedavinin sorumluluğu tamamen uygulayıcıya aittir.


  Yorumlar

 
2011 Kısa Gelinlik Modelleri


Kolay Börek Tarifi


Paçanga Böreği Tarifi Yapılışı


Angelina Jolie' nin güzellik sırları


Islak Kek


Abiye Nişan Kıyafetleri


Hintpare Tarifi


Oturarak Göbeğinizi Eritin


Sarışınlar Nasıl Makyaj Yapmalı


Dantel Banyo Takımı Modelleri,Örnekleri


Migren için Şifalı Bitkiler


Yaz Aylarında Neler Yemeli


Soğan Suyu


Anne Kız İlişkisi


İrmikli Un Helvası Tarifi


Peynirli Omlet Tarifi


Boşanma ve Çocuk


İpohone 4 S Karşı Tarafın Sesi Gelmiyor


Doğumdan Sonraki Dönem


Çocuklarda Mastürbasyon


Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır.Sitemap Rehberlik Pasta Tarifleri