Ana Sayfa  Cilt Sağlığı  Diyet  Gebelik  Saç Bakımı  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Ahmet Maranki
 Anneyiz
 Ayakkabı Modelleri
 Ayrılık ve Boşanma
 Bacak Güzelliği
 Basından Haberler
 Bayan Giyim 2012
 Bebek Sağlığı - Bakımı
 Bel Boyun Sağlığı
 Bitkisel Yağlar
 Burçlar Burç Özellikleri
 Börek Tarifleri
 Çiçek Bakımı
 Cilt - Güzellik Sağlığı
 Cinsel Sağlık
 Çocuk Hastalıkları
 Çorba Tarifleri
 Damatlık Modelleri
 Diş Sağlığı
 Duyduk Duymadık
 Duygusal Alan
 Ender Saraç
 Ev Dekorasyon
 Evlilik
 Gebelik
 Gelinlik Modelleri 2011
 Gelinlik ve Gelin Makyajı
 Genel Sağlık
 Güzellik
 Göğüs Büyütme Teknikleri
 Göğüs Hastalıkları
 Kadın Sağlığı
 Kek Tarifleri
 Kilo Vermek İçin
 Makyaj Bilgileri
 Moda
 Omlet Tarifleri
 Parfümler Hakkında
 Pasta-Kurabiye Tarifleri
 Pilates Egzersizler
 Popüler Sağlık - Hastalık
 Pratik Bilgiler
 Reçel-Komposto Tarifleri
 Ruh Sağlığı
 Saç Bakımı&Sağlığı
 Sağlık Haberleri
 Sağlıklı Beslenme
 Sağlıklı Hayat
 Salata Tarifleri
 Sizin Tarifleriniz
 Suna Dumankaya
 Takı Aksesuar
 Tatlı Tarifleri
 Tesettür Giyim
 İbrahim Saraçoğlu
 Yemek Tarifleri
 İlkyardım Bilgileri
 Ünlülerden Güzellik Sırları
 Ünlülerin Saçları
 İş Kariyer
 Örgü Modelleri
 Şifalı Bitkiler
  İletişim

 Ailesel Akdeniz Ateşi



Ailesel Akdeniz Ateşi


FMF (Ailesel Akdeniz Ateşi) genellikle Akdeniz ülkeleri halklarında (daha çok Türk, Arab, İsrailli ve Ermenilerde) görülen, otozomal resesif geçişli genetik (kalıtımsal) bir hastalıktır.Birbirinden bağımsız iki ayrı klinik tablosu vardır:

1-Ani başlayan ve kısa süreli karın,göğüs veya eklemlerde ağrı ile birlikte ateş olması,

2-Genç yaşta bile böbrek yetmezliğine neden olabilen böbrek amiloidozu.

Belirtiler genç yaşta ortaya çıkar; hastalığın başlaması hastaların yarısında 10 yaşından öncedir.En son araştırmalara göre Pyrin geninin mutasyonunun FMF’e yol açtığı saptansa da hastalığın gerçek oluş nedeni hala bilinmemektedir.

FMF tanısı klinik bulgular, ailede bu hastalığın varlığı öyküsü, muayene ve (özellikle atak esnasında yapılan)laboratuvar incelemeleri ile konur. Ana-babadan alınan kan ile yapılacak genetik incelemenin tanı koymadaki değeri sınırlıdır ve pek bir önemi yoktur çünki hastaların % 80 ‘inde hastanın kendi geninde mutasyon (değişiklik) olmakta ve ana-babasından aldığı gen değişmektedir. Yine de bazı vakalarda genetik araştırma doğru sonuç verebilir ve tanı koymada faydalı olabilir.

Amiloidoz daha çok hiç tedavi görmemiş FMF hastalarında görülür.Bu durum idrarda protein çıkışının basit bir idrar tahliliyle saptanmasıyla hastalığın erken döneminde teşhis edilir.

Bu hastalığın tedavisindeKolşisin kullanılır.Bu ilacın dozu günde 1-2 mg dır ve sürekli kullanılmalıdır. İlaç FMF için artışmasız yararlıdır; (sürekli kullanımı halinde) hastaların çoğunda atak oluşmasını ,hemen hemen tüm hastalarda da amiloidozun aşlamasını önler. Ne var ki böbrek şikayeti olmayan hastalarda ve kolşisin kullanmaya başlamadan önce amiloidoz gelişmiş olan

FMF’li hastalarda da amiloidoza rastlanılmaktadır.

Kolşisin’in atakların ve amiloidozun oluşumunu nasıl önlediği bilinmemektedir. Fakat şu gerçek bilinmektedir ki; kolşisin kullanmasına rağmen sık atak geçiren fakat amiloidozun duraklatıldığı hastalarda, ilacın FMF ataklarını önlemedeki etkisi ile (amiloidozda böbrekte anormal olarak biriken madde olan) amiloid yapımını durdurucu etkisi arasında hiçbir ilişki bulunmamaktadır. Kolşisin tedavisi FMF hastaları için en güvenli ve uygun seçenektir.

Primer infertilite (sebebi yapılan araştırmalara rağmen bulunamamış kısırlık), FMF’li kişilerde normal kişilere göre daha fazla görülür. Ayrıca FMF’li kadınların düşük yapma ihtimali normal kadınlara göre daha fazladır ; (amiloidoz ve ağır seviyedeki böbrek yetmezliğinin anne ve bebek için birçok tehlikeler oluşturması nedeniyle) amiloidozu olan FMF hastalarına gebe almamaları önerilir.

İlacı kullanan hastaların çocuklarında Kolşisin’in herhangi bir teratojenik etkisine rastlanmamasına rağmen, tümFMF’li gebelerde (bebekte ilaçtan dolayı gelişebilecekherhangi bir sakatlığın vs tesbiti için) “amniosentez” yapılır. (Amniosentezde; özel bir yöntemle bebeğin beslenmesini sağlayan plasenta içindeki amnion sıvısından örnek alınarak bebekte gelişebilecek herhangi bir hastalık veya amnormal bir durumun varlığı araştırılır.)

Ayrıca fetusda kromozom anomalisi olup olmadığının araştırılması için “karyotip analizi” yapılır.
Hazırlayan;
Dr Şahi Kuray



Yazı kaynakları: bayanlardunyasi.com Sitede verilen bilgiler, kesinlikle tedavi amaçlı değildir ve tamamen eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. Sitedeki bilgilere göre verilecek herhangi bir tedavinin sorumluluğu tamamen uygulayıcıya aittir.


  Yorumlar

 
Kısa Gelinlik Modelleri


Ev Yapımı Baklava Tarifi Resimli


2011 Gelinlik Modelleri


Aslan Burcu Özellikleri


21. Hafta Gebelik


Ayak Bakımı


Telle Bileklik Ve Küpe Yapımı


Et Yemekleri Eti Doğru Tüketmek


Kulak Çınlaması: Tinitus


Meme Kanseri Nedenleri


Migren için Şifalı Bitkiler


Yaz Aylarında Neler Yemeli


Soğan Suyu


Anne Kız İlişkisi


İrmikli Un Helvası Tarifi


Peynirli Omlet Tarifi


Boşanma ve Çocuk


İpohone 4 S Karşı Tarafın Sesi Gelmiyor


Doğumdan Sonraki Dönem


Çocuklarda Mastürbasyon


Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır.Sitemap Rehberlik Pasta Tarifleri