Ana Sayfa  Cilt Sağlığı  Diyet  Gebelik  Saç Bakımı  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Ahmet Maranki
 Anneyiz
 Ayakkabı Modelleri
 Ayrılık ve Boşanma
 Bacak Güzelliği
 Basından Haberler
 Bebek Sağlığı - Bakımı
 Bel Boyun Sağlığı
 Bitkisel Yağlar
 Börek Tarifleri
 Burçlar Burç Özellikleri
 Çiçek Bakımı
 Cilt - Güzellik Sağlığı
 Cinsel Sağlık
 Çocuk Hastalıkları
 Çorba Tarifleri
 Damatlık Modelleri
 Diş Sağlığı
 Duyduk Duymadık
 Duygusal Alan
 Ender Saraç
 Ev Dekorasyon
 Evlilik
 Gebelik
 Gelinlik Modelleri 2011
 Gelinlik ve Gelin Makyajı
 Genel Sağlık
 Göğüs Büyütme Teknikleri
 Göğüs Hastalıkları
 Güzellik
 İbrahim Saraçoğlu
 İlkyardım Bilgileri
 İş Kariyer
 Kadın Sağlığı
 Kek Tarifleri
 Kilo Vermek İçin
 Makyaj Bilgileri
 Moda
 Omlet Tarifleri
 Örgü Modelleri
 Parfümler Hakkında
 Pasta-Kurabiye Tarifleri
 Pilates Egzersizler
 Popüler Sağlık - Hastalık
 Pratik Bilgiler
 Reçel-Komposto Tarifleri
 Ruh Sağlığı
 Saç Bakımı&Sağlığı
 Sağlık Haberleri
 Sağlıklı Beslenme
 Sağlıklı Hayat
 Salata Tarifleri
 Şifalı Bitkiler
 Sizin Tarifleriniz
 Suna Dumankaya
 Takı Aksesuar
 Tatlı Tarifleri
 Tesettür Giyim
 Ünlülerden Güzellik Sırları
 Ünlülerin Saçları
 Yemek Tarifleri
  İletişim

 Vücuttan su değil yağ atın, incelmenin keyfine varın



  İncelmeye karar verenlerin ilk başvurdukları yöntemler; hızlı diyetler, zayıflama çayları, sauna ve hatta bazı zayıflama ilaçları oluyor. Bütün bu yöntemler, ilk zamanlarda tartıya çıktığınızda zayıfladığınız mesajını verse de, buna aldanmayın. Çünkü ilk haftalarda vücuttan atılan çoğu zaman yağ değil, su oluyor. Kaybettiğiniz sıvıyı geri aldığınızda ise, eski kilonuza geri dönüyorsunuz. Öyle yan gelip yatarak, biraz sıkıntıya girmeden
zayıflamanın yolu yok. Çaba göstermeden zayıflamak istiyorsanız, biz size mani olmayalım... Ama sağlıklı zayıflamayı, kalıcı olarak forma girmeyi kafaya koyduysanız, hareket etmeden olmuyor.
 
Diyete günlük kaç kalori ile başlamak daha uygun olur? Diyet yapmaya, halen alınan günlük kalori miktarını 500 - 1000 kalori kadar düşürerek başlamak gerekir. Bu düzeyde kalori kısıtlaması, haftada yarım - bir kg kadar zayıflama sağlar. Zayıflamak için genellikle, kadınlara 1000 - 1200 kalorilik, erkeklere ise, 1200 - 1600 kalorilik günlük beslenme uygundur. Zayıflamak için aç kalmanın anlamı yoktur. Bu şekilde beslenenler zaten kısa süre sonra tekrar kilo alırlar ve öncekinden daha fazla kiloya sahip olurlar.    
 
Niçin ilk haftalarda daha çabuk kilo verir, sonra bekleme dönemine geçeriz?  Kilo kaybının iki dönemi var. İlk dönem hızlıdır. Karaciğer ve kaslarda depolanmış olan şekere 'glikojen' adı verilir. Zayıflamanın ilk döneminde bu depo glikojen ve proteinlerin yıkımına bağlı olarak, belirgin bir sıvı kaybı olur. 24- 48 saat içinde glikojen depoları azalırken, vücuttan su atılır. Kişiler hemen 'kilo verdim' diye sevinirler. Ancak, verilen kilo yağ yıkımından değil, glikojen ve protein yıkımının neden olduğu su kaybından ibarettir. Bu dönemden sonra yağların yakılması evresi gelir ki, bu evrede başarılı olmak için; spor yapmak, yürümek ve gün içinde hareketli olmak büyük önem taşır.
 
Kilo vermenin temelinde ne yatıyor? Zayıflamanın temelini; enerji açığı yaratacak bir diyet planlaması oluşturur. Enerji açığı yaratmak ise, az besin almak (az enerji almak), hareket ederek ve spor yaparak kalorileri yakmak (daha fazla enerji harcamak) sayesinde olur. Diyette yağ miktarının azaltılması
herkes tarafından benimsense de, toplam kalori alımı azaltılmazsa, kilo verilemez.
 
Sadece yağ miktarını azaltarak zayıflayabilir miyiz? Sadece alınan yağ miktarı azaltıldığında, altı dokuz ayda ortalama 07. - 4.4 kg kadar zayıflanır. Bu da, sadece yağsız yiyecekler yiyerek fazla kilo verilmeyeceğini gösterir. Karbonhidrat miktarını azaltmak ise zayıflama yönünden çok faydalıdır. Şekerli besinler, nişasta, un, kurabiye, börek, çörek, beyaz ekmek, kola, bal ve reçel gibi karbonhidratları azaltmak veya yememek, kilo verilmesine büyük katkıda bulunur. Toplam günlük kalori alımı azalmadıkça, özel bir besinin yenmesi ya da yenmemesi hiçbir avantaj sağlamaz. Zaten tek tip gıdalı diyetlerin sürekli uygulanması mümkün olamayacağından, diyet bırakıldığında, yeniden kilo almak kaçınılmazdır.
 
Dengeli bir diyet nasıl olmalı? Dengeli bir diyette alınan besinlerin yüzde 30 veya daha azı yağlardan, geri kalanı sebze ve meyvelerden sağlanmalıdır. Besin alımının azaltılması veya egzersizin artırılması ile sağlanacak olan 250 - 500 kalorilik fazladan bir harcamayla, haftada yarım kilo verilebilir. Çok düşük kalorili, örneğin; günlük 250 - 800 kalorilik diyetler başlangıçta büyük bir hızla kilo kaybına neden olsa da, bu diyetler uzun süre devam ettirilemez ve verilen kilolar hızla geri alınır. Diyet yaparken bazı besinlerin kalori miktarının bilinmesinde fayda vardır. Bunlara şöyle örnek verebiliriz; bir bira 410 kalori, bir biftek 300 kalori, bir dilim kek 165 kalori, bir hamburger 400 kalori, bir portakal 115 kalori, bir yumurta 78 kalori. Yaklaşık 100 kalorilik besinler arasında ise şunları sayabiliriz; bir elma, bir kaşık tereyağı, 20 gram tavuk, bir ufak patates cipsi, bir küçük çikolata, dört kaşık bezelye.
 
Şişmanlama riskinin arttığı yaşam dönemleri var mı? Yapılan çalışmalar; gebelikte, beş- yedi yaş arasında, ergenlik döneminde, menopozda, 25- 35 yaşları arasındaki erken erişkinlik döneminde, başarılı bir kilo vermenin arkasından gelen dönemde, kilo alma riskinin arttığını gösteriyor.
 
Şişmanlığın oluşumunda ailesel faktörlerin ne gibi bir önemi var? Şişmanlığın aileyle ilintili olduğu yıllardır bilinen bir gerçektir. Anne ve babası şişman olan kişilerin çocuklarında, şişmanlık daha sık görülür. Anne ve babası aşırı kilolu çocukların yüzde 80'inde, anne ve babasından birisi aşırı kilolu olanların yüzde 40'ında, anne ve babası normal kilolu olanların ise yüzde 10'unda, erişkin dönemde şişmanlama riski vardır. Yapılan genetik çalışmalar, anne ve babamızdan gelen bazı genetik bozuklukların, kilo alımında önemli rol oynadığını göstermiştir. Şişmanlığın oluşumunda kalıtımın yüzde 35- 50 oranında rol oynadığı artık biliniyor.
 
Şişman çocukların, yetişkin dönemde de kilolu olacağını söyleyebilir miyiz? 3-10 yaş arasında aşırı kilolu olan çocukların yüzde 50'sinde erişkin dönemde aşırı kilolu olma riski vardır. Ergenlik çağında aşırı kilolu olanların ise yüzde 70- 80'inde ileri yaşta aşırı kilo gelişir. Bu nedenle, çocukluk çağından itibaren fazla kilolarla mücadele etmek gerekir.
 
Psikolojik faktörler şişmanlığa neden olur mu? Bazı psikolojik rahatsızlıkların şişmanlık yaptığı biliniyor. Stres ve depresyon şişmanlığa ve aşırı atıştırmaya neden olur. Psikolojik sorunu olan hastaların bir kısmında tıkanırcasına yeme krizleri ve gece atıştırmaları fazla görülür.


Yazı kaynakları: bayanlardunyasi.com Sitede verilen bilgiler, kesinlikle tedavi amaçlı değildir ve tamamen eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. Sitedeki bilgilere göre verilecek herhangi bir tedavinin sorumluluğu tamamen uygulayıcıya aittir.


  Yorumlar
elmaS
BEN BOL BOL YEŞİL ÇAY İÇTİM , ÇAYIMA ŞEKER ATMADIM VE BİRAZ DA EKMEĞİ ALATTIM , HA BİR DE PATAES CİPSİ VE ABUR CUBUR ÇOK YERDİM ONLARI DA BIRAKTIM İNANILMAZ BİR DEĞİŞİM BAŞLADI BEN DE, EŞİM ARKADAŞLARIM HER KES FARK ETTİ BU DEĞİŞİMİ ,DAHA SAĞLIKLI VE DİNÇ OLDUM YAKLAŞIK 11 KİLO DA VERDİM EKMEK ,ABUR CUBUR ,KIZARTMA VE ŞEKERDEN UZAK DURUN TAVSİYEM BUDUR...



 
Nar Çekirdeği Cilt Güzelliği


Avokado ile Onarıcı maske


Kusursuz Bacaklar İçin Bacak Bakımı


Sağlıklı ve güzel bir cilt için bitki çayı için


Platform Topuklu Ayakkabılar


Kahve Tadında Tatlı Tarifi


Evde Nar Ekşisi Yapımı Tarifi


Suşi Tarifi Sushi Yapılışı


Puf Böreği,Tarifi, Yapılışı


İngiliz Kadınlarda Cinsellik


Evde ek iş ile alakalı güzel para kazandıran sistem veya iş önerileriniz


Ferace Modelleri, 2015 Ferace Modelleri, Ferace ve Abaya Modası


Tesettür 2015 Kış Kombinlerinde Eldiven Önemi


Mini Mini Köstebek tarifi


Klasik kek tarifi


Yalancı Su Böreği Tarifi


Bayat Ekmek Böreği


Efsane lezzet Ağlayan Kek


Basit Çikolatalı Kurabiye Tarifim


Çok basit şiş kebap tarifim


Copyright 2008-2017 Tüm Hakları Saklıdır. Sitemap TOPlist TOPlist e-Kadın Moda Portalı