Ana Sayfa  Cilt Sağlığı  Diyet  Gebelik  Saç Bakımı  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Ahmet Maranki
 Anneyiz
 Ayakkabı Modelleri
 Ayrılık ve Boşanma
 Bacak Güzelliği
 Basından Haberler
 Bebek Sağlığı - Bakımı
 Bel Boyun Sağlığı
 Bitkisel Yağlar
 Börek Tarifleri
 Burçlar Burç Özellikleri
 Çiçek Bakımı
 Cilt - Güzellik Sağlığı
 Cinsel Sağlık
 Çocuk Hastalıkları
 Çorba Tarifleri
 Damatlık Modelleri
 Diş Sağlığı
 Duyduk Duymadık
 Duygusal Alan
 Ender Saraç
 Ev Dekorasyon
 Evlilik
 Gebelik
 Gelinlik Modelleri 2011
 Gelinlik ve Gelin Makyajı
 Genel Sağlık
 Göğüs Büyütme Teknikleri
 Göğüs Hastalıkları
 Güzellik
 İbrahim Saraçoğlu
 İlkyardım Bilgileri
 İş Kariyer
 Kadın Sağlığı
 Kek Tarifleri
 Kilo Vermek İçin
 Makyaj Bilgileri
 Moda
 Omlet Tarifleri
 Örgü Modelleri
 Parfümler Hakkında
 Pasta-Kurabiye Tarifleri
 Pilates Egzersizler
 Popüler Sağlık - Hastalık
 Pratik Bilgiler
 Reçel-Komposto Tarifleri
 Ruh Sağlığı
 Saç Bakımı&Sağlığı
 Sağlık Haberleri
 Sağlıklı Beslenme
 Sağlıklı Hayat
 Salata Tarifleri
 Şifalı Bitkiler
 Sizin Tarifleriniz
 Suna Dumankaya
 Takı Aksesuar
 Tatlı Tarifleri
 Tesettür Giyim
 Ünlülerden Güzellik Sırları
 Ünlülerin Saçları
 Yemek Tarifleri
  İletişim

 Astım Hastalığı



Astım Hastalığı :

 

  • Kirli hava,
  • Sanayileşme,
  • Kedi köpek beslenen evlerin sayısındaki artış ve
  • Havadaki nem oranının yüksekliği…

Doğal birer parçası haline gelen bu etkenler, astım hastalığı için tetikleyici rol oynuyor. Astım, dikkat edilmediği ve kontrol altına alınmadığı takdirde çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

Araştırma sonuçları gösteriyor ki Türkiye’de her 10-20 kişiden, İstanbul’da da her 5-10 kişiden birinde astım görülmektedir.

Astım Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar:

 

  • Doğru Bilinen Yanlış 1: Astım, bulaşıcı bir hastalıktır.

Astım, altta genetik faktörlerin bulunduğu ve çevresel faktörlerle tetiklenebilen bir hastalıktır. Bir enfeksiyon hastalığı olmadığından bir kişiden diğerine bulaşması söz konusu değildir.

 

  • Doğru Bilinen Yanlış 2: “Astım tedavisinde kullanılan spreyler alışkanlık/bağımlılık yapar, ciğerleri kurutur; bir kez başlarsam bir daha hiç bırakamam.”

Astımda sprey veya kuru toz şeklinde ilaçların kullanılmasının bağımlılık yapması söz konusu değildir. Bu konudaki yaygın inanışının tam tersine, tüm ilaç uygulama şekilleri arasında ‘en zararsızıdır’ denebilir. Ağızdan (tablet ya da kapsül) ve enjeksiyon şeklinde (damardan ya da kas içine) ilaç uygulandığında, verilen doz kana karışır, tüm vücuda yayılır. Oysa sprey/kuru toz uygulayıcıları kullanıldığında, sistemik uygulamaya göre çok daha küçük miktarda ilaç (mikrogram düzeyinde) verilmektedir. Bunun sebebi; ilacın hedef bölgeye vücutta dolaşmadan, doğrudan ulaşmasıdır. Bu yolla ilaç verilmesinin bağımlılık yapması söz konusu değildir. Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar akciğerleri “kurutmaz.” Uzun araştırmalar sonucu geliştirilmiş olan bu ilaçlar, hekim tarafından olası yarar ve zararı göz önüne alınarak hastaya verilmektedir.

 

  • Doğru Bilinen Yanlış 3: “Kortizon, çok zararlıdır, ne olursa olsun kullanılmamasını gerektirecek pek çok yan etkisi bulunmaktadır”

Zararsız olduğu düşünülen vitaminler ve tamamen bitkisel olan ilaçlar da dahil olmak üzere her ilacın yan etkisi olabilir. Buna kortizon da dahildir. Önemli olan, ilacın beklenen yararının potansiyel zararından büyük olmasıdır. Yani eğer o ilacı kullanmamak hastaya yarardan çok zarar verecekse, hasta ilacı kullanmalıdır. Astımlı hastalara kortizon ancak hastalığın alevlendiği ya da kriz durumlarında, ağızdan ya da enjeksiyon yoluyla verilir. Kana hemen hiç karışmayan sprey şeklindeki kortizonun ise neredeyse hiç yan etkisi yoktur. Kimi hastalarda sprey şeklindeki kortizon kullanımına bağlı ses kısıklığı ya da kuru öksürük gibi şikayetler çok basit bir önlemle, yani spreyi kullandıktan sonra ağzın çalkalanmasıyla önlenebilir.

 

  • Doğru Bilinen Yanlış 4: “Astımın asıl tedavisi alerji aşılarıdır”

Bu da yanlış bir bilgidir. Alerji aşıları, ancak belli bir yaş grubundaki ve az sayıda alerjene karşı alerjisi olan hastalarda uygulanır. Bu kararı ancak bir alerji uzmanı vermelidir. Ne yazık ki, günümüzde pek çok astım hastası, aşıyı astımlarını ortadan kaldıracak bir kurtarıcı olarak görmektedir. Aşı sadece belli bir alerjene karşı kişinin duyarlılığını ortadan kaldırabilir. Oysa her astım, alerjik olmadığı gibi; alerjik astımlarda da sadece aşı tedavisi asla yeterli olamaz. Her durumda öncelikle kişinin astımı tedavi edilmelidir. Çünkü aslında geri dönüşlü belirtileri olan astım hastalığı uygun şekilde tedavi edilmediğinde akciğerlerde kalıcı hasar bırakabilmektedir.

 

  • Doğru Bilinen Yanlış 5: “Kendimi iyi hissediyorum, şikayetlerim düzeldi, öyleyse ilaçlarımı bırakabilirim”

Hastanın astım şikayetleri ortadan kalksa da, ilaçları azaltma ya da bırakma kararı, asla hasta tarafından kendi kendine verilmemelidir. Astım her ne kadar geri dönüşlü belirtilerle seyretse de; eksik tedavi bronşlardaki daralmanın kalıcı hale gelmesine neden olabilir. Bu konuda doktora güvenilmeli ve ilaçların ne kadar süre ile kullanılması kararı uzmanlara bırakılmalıdır.

 

  • Doğru Bilinen Yanlış 6: “Astımlı hastalar spor yapmamalıdır”

Doğru tedavi edilen ve iyi takip edilen astım, kişinin hayatını etkilemez. Astımlı hasta, doktorunun önerisi doğrultusunda spor yapabilir. Yalnızca, bazı hastalarda spor öncesi nefes açıcı ilaç kullanımı gerekli olabilir. Bunun yanında, spordan ziyade; örneğin çok tozlu bir spor salonu ya da aşırı su buharı ile dolu kapalı bir havuz hastanın şikayetlerini başlatabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

 

  • Doğru Bilinen Yanlış 7: “Etrafımdaki alerjenlerin hangisinden korunayım ki? Kaçınmaktansa bırakayım, vücudum alerjenlere alışsın”

Maalesef, “çivi çiviyi söker” yaklaşımı alerji için geçerli değildir. Yani, herhangi bir alerjene daha çok maruz kalmak, o alerjene “alışmayı” sağlamaz. Tam tersine, solunum yoluyla alınan alerjenlere (örneğin polenler, ev tozu akarları, küf mantarları, kedi-köpek tüyleri gibi) ne kadar çok maruz kalınırsa, geçen zaman içinde alerjik şikayetler daha da artacaktır. Bu nedenle, alerjenlerden mümkün olduğunca kaçınmak gerekir.

 

  • Doğru Bilinen Yanlış 8: “Hamilelikte astım ilaçları bebeğe zararlıdır”

Astımlı hastaların yaklaşık üçte birinde gebelik sırasında astım belirtileri hafifler, üçte birinde değişmez, üçte birinde ise kötüleşir. Sprey şeklindeki ilaçların neredeyse hiç yan etkisi yoktur. Bu nedenle gebelikte doktor önerisi doğrultusunda güvenle kullanılabilirler. Bebeğe asıl zarar verecek olan hekimin kontrolü altında verilecek olan ilaçlar değil, annenin astıma bağlı tedavi edilmemiş sorunlarıdır. Bu sebeple, astımlı hastaların gebelik boyunca hekim kontrolünde olmaları gerekmektedir.

BAYANLARDUNYASİ.COM SAÐLIKLI GÜNLER DİLER...


Yazı kaynakları: bayanlardunyasi.com Sitede verilen bilgiler, kesinlikle tedavi amaçlı değildir ve tamamen eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. Sitedeki bilgilere göre verilecek herhangi bir tedavinin sorumluluğu tamamen uygulayıcıya aittir.


  Yorumlar

 
18. Hafta Gebelik


Jennifer Aniston’un Kabaklı Ayak Maskesi


Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı Nedir ?


Mutlu Evliliğin Sırları


Prostat - Elli Yaşlarda Cinsel Yaşam Nasıldır?


Piliç Roti Tarifi


Parfüm Satın Almanın ve Kullanmanın Püf Noktaları


Ayakkabı Modelleri ve Fiyatları


Zor Erkeklerin Özellikleri


İyi Bebek Odası Nasıl Olmalı


Evde ek iş ile alakalı güzel para kazandıran sistem veya iş önerileriniz


Ferace Modelleri, 2015 Ferace Modelleri, Ferace ve Abaya Modası


Tesettür 2015 Kış Kombinlerinde Eldiven Önemi


Mini Mini Köstebek tarifi


Klasik kek tarifi


Yalancı Su Böreği Tarifi


Bayat Ekmek Böreği


Efsane lezzet Ağlayan Kek


Basit Çikolatalı Kurabiye Tarifim


Çok basit şiş kebap tarifim


Copyright 2008-2017 Tüm Hakları Saklıdır. Sitemap TOPlist TOPlist e-Kadın Moda Portalı